Mertalp Yıldırım

Avukat

Güncel Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Basın İşçilerinin Ücret ve Fazla Mesai Ücret Alacaklarına Uygulanacak Gecikme Faizi

İş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalışanların büyük bölümü 22.5.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışmakla birlikte spesifik alanlarda çalışan işçilerin tabi olduğu başkaca özel mevzuatlar da bulunmaktadır. Bunun örneklerinden biri ise basın sektöründe çalışan gazetecilerin tabi olduğu 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun (“Kanun”)’dur.

5953 sayılı Kanun 13 Haziran 1952’de kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir. İşbu Kanun 10 Ocak 1961’de 212 sayılı kanun ile önemli değişiklikler geçirmiş ve sonrasında da değişikliklere uğramış olsa da genel hatlarıyla bugünkü haline ulaşmıştır. Kanunun 1. Maddesinde Kanunun uygulanma sınırları şu şekilde düzenlenmiştir.

“Madde 1 – (Değişik: 4/1/1961 - 212/1 md.)

 “Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır.

Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir.”

Kanun demokratik hukuk toplumunun en önemli unsurlarından olan basın özgürlüğünün sağlanmasını hedeflemiş ve bu kapsamda basın işçilerini işverene karşı koruyan hükümlere yer verilmiştir. Burada amaç toplumu doğru bilgilendirme gibi önemli görevleri bulunan gazetecilerin bu görevi yerine getirirken işverenin etkisinden mümkün olduğu kadar arındırılmalarıdır.

5953 sayılı kanun ile basın işçilerinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki işçilerden ayıran en önemli düzenlemeler gazetecinin ücretinin ve fazla mesai ücretinin ödenmemesi haline ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışan işçilerin ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda en yüksek banka mevduat faizinin uygulanması öngörülmüştür.

Ancak 5953 Sayılı Kanun’un 14. Maddesi ikinci fıkrasında 4857 sayılı Kanun ile işçiye tanınan hakkın ötesine geçilmiştir. 14. Madde şu şekildedir:

“Ücret:                   

      

Madde 14 - (Değişik: 4/1/1961 - 212/1 md.) 

(Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/83 md.) Kararlaştırılan ücret, her ay peşin olarak ödenir. İlave ücretlerin sigorta primlerinin ödenmesi mecburidir. Çalıştırılan gazetecinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı gazeteci sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı gazetecilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler, gazetecilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler. Gazetecinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. 

Gazetecilere ücretlerini vaktinde ödemeyen işverenler, bu ücretleri, geçecek her gün için yüzde beş fazlasiyle ödemeye mecburdurlar. 

Mukavele müddeti sona ermeden evvel kendisine atfedilebilecek bir kusuru olmaksızın işine son verilen gazeteci, peşin almış olduğu ücretin henüz işlememiş bulunan kısmını iade etmeye mecbur tutulamaz. 

Gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı karın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar.”

Bu düzenleme ile gecikme halinde her geçen gün için yüzde beş faiz uygulanacak, yıllık yüzde 1825 fazlası ile ödenmesi gerekecektir. Bu kapsamda basın işçileri, 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçiye göre yüz kat daha fazla ödeme alacaktır.

Benzer bir hüküm 5953 sayılı Kanun Ek 1. Maddesi 8. Fıkrası 2. Cümlesinde yer almaktadır. Ek 1. Madde şu şekildedir:

“Çalışma Müddeti ve fazla mesai: 

Ek Madde 1 – (Değişik: 12/2/1954 - 6253/2 md; Değişik: 4/1/1961 - 212/1 md.) 

5953 sayılı Kanunun birinci maddesindeki gazeteci tabirinin şümulü içinde bulunan kimselerden müessese, matbaa, idarehane ve büro gibi yerlerde hizmetlerinin mahiyeti itibariyle müstemirren çalışanlar için günlük iş müddeti, gece ve gündüz devrelerinde sekiz saattir. 

Yukarıki fıkra hükmünün dışında kalarak, gündüz veya gece devresindeki çalışma müddetinin daha fazla hadlere artırılması ve ulusal bayram, genel tatiller ve hafta tatilinde çalışılması bu kanuna göre (Fazla saatlerde çalışma) sayılır. 

Pazar gününden başka bir gün hafta tatili yapan gazeteci, pazar günü fazla mesai yapmış sayılmaz. 

Her bir fazla çalışma saati için verilecek ücret, normal çalışma saati ücretinin % 50 fazlasıdır. 

Ancak, günlük normal çalışma müddetine ilaveten bu madde gereğince tatbik edilecek fazla çalışmaların saat 24 den sonraya tesadüf eden saatlerinde ücret bir misli fazlasiyle ödenir. 

Fazla saatlerin hesabında, yarım saatten az olan müddetler yarım saat, fazlası ise bir saat sayılır. 

Fazla saatlerde çalışma, ücretlerini parça başına veya yapılan iş miktarına göre alan gazetecilere yaptırıldığı takdirde dahi bu kimselerin fazla saatlere tekabül eden ücretleri bu maddedeki esaslara göre ödenir. 

Fazla çalışmalara ait ücretin, mütaakıp ücret tediyesiyle birlikte ödenmesi mecburidir. Fazla çalışma ücretlerinin gününde verilmemesi halinde, her geçen gün için % 5 fazlasiyle ödenir. 

Fazla mesai günde üç saati geçemez.”

 

Bu düzenleme ile de aynı ücret alacaklarının ödenmemesinde olduğu gibi fazla mesai ücretlerinin de ödenmemesi halinde her geçen gün için %5 günlük faiz uygulanması öngörülmüştür.

Söz konusu düzenlemeler ile basın işçilerine 4857 sayılı Kanun’a tabi işçilere kıyasen ücret ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi halinde daha fazla koruma sağlandığı ortadadır. Kanun koyucu işverenin basın işçisinin ücret ve fazla mesai ücretini ödememesine ağır maddi sonuçlar getirmiş ve basın işçisini bu anlamda işverene karşı korumuş, basın işçisinin işini yerine getirirken işveren tarafından ücret ve fazla mesai ücreti kullanılarak baskılanmasının önüne geçilmeye çalışmıştır.

Şüphesiz ki işveren maddi olarak oldukça ağır sonuçlara yol açabileceği, %1825 oranında yıllık faiz ödeyebileceği bilinciyle basın işçisinin ücret ve fazla mesai ücretinin gecikmemesi, zamanında ödenmesi konusunda ekstra hassasiyet gösterecektir.

5953 sayılı Kanun kapsamındaki ücret ve fazla mesai ücretinin gecikmesine ilişkin düzenlemelerin 3.12.1969 ve 11.3.1970 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 24.12.1973 tarihli Yargıtay İçtihat Birleştirme Kararı ile taşıdığı bağlayıcı karakter bakımından kamu hükmü olduğu belirtilmiş, bu madde ile gerçekleşen alacağın faiz veya ceza şartı olmadığı, akit ile kararlaştırılmış bir tazminat olarak da düşünülemeyeceği açıklanmıştır. Bunun sonucu olarak da bu hususların aksi yönünde yapılacak sözleşmeler geçersiz kabul edilecektir.

5953 sayılı Kanun’ un ilgili hükümleri on bir yıl önce yine Anayasa Mahkemesi’nin önüne getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi 12.6.2008 tarih ve E.2005/28, K.2008/122 kararıyla (oybirliğiyle) aşağıdaki gerekçeyle iptal istemini reddetmiştir;

“...İptali istenen kurallarla gazetecilere, zamanında ödenmeyen ücret ve fazla çalışma ücreti açısından diğer çalışanlara tanınmayan lehe düzenlemeler getirilmiştir. Buna ilişkin olarak yasama belgelerinde, basında mevcut bir huzursuzluğun çözümüyle işçi ve memur statüsünden farklı çalışma koşullarına tâbi gazetecileri korumanın amaçlandığı ifade edilmiştir. Basın İş Kanunu kapsamında çalışanların, yaptıkları iş gözetilerek İş Kanunu’na tâbi olanlardan farklı yasal düzenlemelere konu edilmeleri mümkündür. Bu iki grup, aynı hukuki statüde bulunmadıklarından, itiraz gerekçelerinde öne sürülen karşılaştırmaya elverişli değillerdir. Bu nedenle düzenlemelerin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir yönü görülmemiştir... İptali istenen kurallarda yer alan ‘günlük yüzde beş fazlası’ ibaresi nedeniyle, ücret veya fazla çalışma olarak zamanında ödenmeyen meblağın kısa zamanda yüksek miktarlara ulaşabildiği anlaşılmaktadır. Çalışma koşulları bakımından işçilerden farklı bir konumda olan ve kamuoyunu doğru bilgilendirme görevleri bulunan gazetecileri işveren karşısında korumak amacıyla getirildiği anlaşılan itiraz konusu bu kurallarla, gazetecilerin bazı alacaklarının zamanında ödenmesine, gecikme halinde ise belli miktarda ilave yapılarak tahsiline imkân sağlanmıştır. Fazla çalışma ücretiyle normal ücretin yüzde beş fazlasıyla ödenmesine ilişkin bu kuralların, ‘zamanında’ ödenmeme koşuluna bağlı olarak uygulanabilir oldukları açıktır. Ayrıca, bu düzenlemelerin basın özgürlüğü yönünden önemli bir işlev gördüğü de yadsınamaz. Gazetecinin görevinin haber alma, verme, basma ve yayma gibi kamu düzenini yakından ilgilendiren niteliği de göz önüne alındığında, kuralların başlı başına çalışma barışını bozacak nitelikte oldukları söylenemez... Yaptıkları işin özelliği nedeniyle basın çalışanlarının ödenmeyen ücretleri konusunda korumaya yönelik düzenlemelerin Anayasa’nın bu (55nci) maddesine aykırı bir yönü de bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kuralların Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 49. ve 55. maddelerine aykırı olmadıkları sonucuna varılmakla itirazın REDDİ gerekir...”

 

On bir yıl önce Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararda her ne kadar 4857 sayılı İş Kanunu’nda genel olarak işçilere ilişkin düzenlemeler yapılmış olsa da Basın İş Kanunu kapsamında çalışanların yaptıkları iş gözetilerek İş Kanunu’na tabi olanlardan farklı yasal düzenlemelere konu edilmelerinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Kararda bu kuralların “zamanında ödememe” koşuluna bağlı olarak uygulanabilir oldukları ve bu düzenlemelerin basın özgürlüğü yönünden önemli bir işlev gördüğü ifade edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında Anayasa Mahkemesi ilgili düzenlemelerin Anayasa’ nın 2., 5., 10., 11., 49., ve 55. Maddelerine aykırı olmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiştir.

 

Bakırköy 13. İş Mahkemesi’nde görülmekte olan fazla mesai ücretine ilişkin dava kapsamında ilk derece mahkemesi 5953 sayılı Kanun’ un ücrete ilişkin 14. Ve fazla mesai ücretine ilişkin Ek 1. Maddesinde ön görülen %5 günlük faiz düzenlemelerinin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.

Anayasa Mahkemesi işbu itirazı 19.9.2019 tarihli 2019/48Esas 2019/74 tarihli kararında aşağıda belirtilen gerekçeyle (oyçokluğuyla) kısmen kabul etmiştir:

“Eşitlik ilkesinin gereği olarak karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olanlar arasından bir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin bir ayrıcalık tanınması niteliğinde olmaması için nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olması gerekir. İtiraz konusu kural ile demokratik toplumun varlığında ve devam ettirilmesinde önemli bir rol oynayan gazetecilerin görevlerini yerine getirirken fazla çalışma ücretinin zamanında ödenmesinin güvence altına alınmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Gazetecilerin ifa ettikleri görevin özelliği gözetildiğinde diğer ücretlilere göre fazla çalışma ücreti alacaklarının birtakım özel düzenlemeler ile teminat altına alınması için gazeteciler lehine getirilen farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanmadığı söylenemez.

Ancak nesnel ve makul bir temele dayalı olan farklı muamelenin ölçülü olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Mevzuatımızda 4857 sayılı Kanun’a tabi olarak çalışan işçiler yönünden fazla çalışma ücreti alacaklarının zamanında ödenmemesi durumuna ilişkin olarak en yüksek banka mevduat faizinin uygulanması öngörülmüştür. İtiraz konusu kural ise gazeteciler için fazla çalışma ücreti alacaklarının zamanında ödenmemesi durumunda temerrüt şartı dahi aranmaksızın günlük yüzde beş, yıllık yüzde 1825’e varabilen yüksek oranda fazla ödeme yapılması zorunluluğunu öngörmekte olup bu fazla ödemeye ayrıca yasal faiz uygulanmaktadır. Bu hâliyle kural, basın sektöründe çalışanlar için diğer çalışanlara göre nesnel ve makul bir nedenle de olsa orantısız bir farklı muamelenin getirilmesine yol açmaktadır. Bu itibarla kuralla gazeteciler lehine kabul edilen farklı muamelenin ölçülü olduğu söylenemeyeceğinden kural eşitlik ilkesiyle de bağdaşmamaktadır.”

 

Anayasa Mahkemesi işbu kararında yalnızca Ek 1. Madde 8. Fıkrada düzenlenen fazla mesai ücretinin ödenmemesine ilişkin düzenlemeyi incelemiş ve bu kuralın iptaline karar vermiştir. Ücrete ilişkin 14. Madde mahkeme tarafından aşağıda yazılı gerekçeyle incelenmemiştir;

“Bakılmakta olan davada, davacı tarafından fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle ödenmeyen fazla çalışma ücretinin günlük yüzde beş fazlasıyla tahsiline karar verilmesi talep edilmekte olup 14. maddede düzenlenen aylık ücretin ödenmediğine ilişkin bir iddia veya bu yönde bir talep bulunmamaktadır. Dolayısıyla Kanun’un 14. maddesinin itiraz konusu ikinci fıkrasının somut uyuşmazlıkta uygulanma imkânı bulunmamaktadır.”

Kural olarak Anayasa Mahkemesi’nin inceleme yapabilmesi için iptaline ilişkin başvuruda bulunulan kanunun somut uyuşmazlıkta uygulanma imkânı bulunmalıdır. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi yalnızca ilk derece mahkemesinde görülmekte olan davadaki somut uyuşmazlıkla ilişkili Ek 1. Madde 8. Fıkrasını incelemiş ve iptaline karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi fazla mesai ücretinin gecikmesine yönelik düzenlemenin iptaline yönelik kararında farklı iş kollarına ilişkin farklı düzenlemeler yapılabileceğini belirtmiştir. Ancak ilgili düzenlemenin her ne kadar nesnel ve makul bir nedene dayansa da orantısız farklı bir muameleye yol açtığını, ölçülülük ilkesiyle örtüşmediğini ifade etmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte fazla mesai ücretinin ödenmemesi halinde uygulanacak faize ilişkin 5953 sayılı Kanun Ek 1. Madde 8. fıkrası iptal edilmiştir. İşbu kararın Resmî Gazetede yayınlanması itibariyle basın işçilerinin fazla mesai ücretinin ödenmemesi halinde 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında en yüksek banka mevduat faizi uygulanacaktır.

Ücretin ödenmemesi halinde günlük %5 faiz uygulanacağına ilişkin 5953 sayılı kanun 14. Maddesi henüz iptal edilmemiş olup şu an için yürürlüktedir. Uyuşmazlıklarda ilk derece mahkeme tarafından ödenmeyen ücrete ilişkin karar verilirken bu kural dikkate alınacak olup, %5 günlük faiz uygulanacaktır. Ancak Anayasa Mahkemesi’ne ilgili düzenlemeye ilişkin usulüne uygun bir başvuru yapılması halinde, Anayasa Mahkemesi’nin güncel kararı doğrultusunda işbu kuralın da iptaline karar vereceğini öngörebiliriz. Zira Anayasa Mahkemesi fazla mesai ücretinin ödenmemesi halinde basın işçilerine 100 kat daha fazla faiz uygulanmasını öngören kuralı “ölçülülük ilkesiyle örtüşmediği” gerekçesiyle iptal etmiştir. Bu kapsamda işbu kural da aynı şekilde “ölçülülük ilkesiyle örtüşmediği” gerekçesiyle yakın gelecekte Anayasa Mahkemesi’ne kurala ilişkin başvuru yapıldığında iptal edilebilecektir.